13 Haziran 2009


Patates Tava


28 Ekim 2008


Irmik Tatlisi


Cok guzel ve hafif bir tatli... Tarifi ilk firsatta paylasacagim....

01 Ağustos 2008

I am Back!!!!!!!!!!!!!
7 ay olmus...
1 Agustos, Cuma....
Yemisim gelmisini gecmisini diyerek oturdum blogumun basina...
Nasil bir geveseme, nasil bir gevseme....
Balkondayim, kucagimda laptop, karsimda new york, arkada' sezen aksu, soguk bir Beck's, ciplak ayaklar balkon demirinde, tank top altina, short short...
Sigaranda duman olsam tadindayim...
What the heck diyip, basiyorum tuslara....
Heyyyt, breh breh....
Cumalari seviyorum, hele de yaz cumalarini...
Horuldeme modundayim...
bana da bir cay, 4 sekerli olsun....
Facebook sarmis dort yanimizi... dostlar sanallasmis...
hic yoktan iyi mi ki aceba???
Yillar gectikce, camasir ipinde asili gibi nasil da ortada kaliyor insan...
ne oralisin, ne burali....
neyi ozleyecegini bile unutmussun....
simidi nasil yapmislar??... cay sirasi kimde??...
iyiydi de, icmek bahane, gonul muhabbet ister, muhabbet...
Ezelden kankam olursun Hayyam...
****************
odeyecegimiz butun bedelleri odedik biz, demisti bir dost....
siraya kaynak yapmisim haberi yok....
yak bir sigara ne fark eder,
ne soylesem de gideceksin zaten,
uc bes dakika ne fark eder....
hesapsiz kitapsiz yasayacaksin bu hayatta...
ne arkanda hesap birakacaksin, ne onune hesap acacaksin...
Neyse o, oylece, dumduz...
****************
neler oldu 7 ayda...
cok yemek yapilmadi...
cok yemek yenildi...
mudur'den nefret edildi...
japon'lar kara listeye alindi...
cok calisildi...
saclara golge atildi...
bazilari defterden silindi...
bazilari kalbim kadar temiz sayfalara yazildi...
anne, abla, pino geldi...
sevindik, cok sevindik, acayip sevindik....
cok gezdik....

07 Ocak 2008

Hayattaki en buyuk keyiflerimden biri olan blogumu, bugun itibari ile elimde olmayan nedenlerden dolayi kapatiyorum... Cok uzgunum...........
Hepinize hayati keyifle yasayabileceginiz ve yasatabileceginiz gunler diliyorum...

Ve Can Yucel'e kulak verdim, dinliyorum...

KÖRÜKÖRÜNE YAŞAMAK
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam" demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini..
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa,kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları..
Mesela Kuzey Yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim" diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin..
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

Can Yucel


Sevgilerimle,
Corek Otu

09 Eylül 2007

ROCKEFELLER CENTER-New York City View

Dun aksam Rockefeller Center'in tepesine ciktik arkadaslarla...
Sevgili Yasemin hepimize bilet ayarlamisti...
Gun batimindan once oradaydik, hem gunduz hem aksam manzarasini yakalayabildik...
Hatta elimizde kalan iki biletide kapida iki Japon'a satip, parasiyla China Town'a gidip yemek bile yedik:)))
Arsizligin bu kadari yani:)))
Sonra aksam Soho'da bir barda konuclandik, birkac saat daha...
Eve geldigimizde saat 2,5'du...
Cok eglendik yahu:))))